GERİ DÖN

GERGEDANLAŞMA

YAZAN : ŞAHİKA TEKAND

YÖNETEN : ŞAHİKA TEKAND

SAHNE TASARIMI : ESAT TEKAND

DEKOR TASARIMI : ESAT TEKAND

KOSTÜM TASARIMI : ESAT TEKAND

IŞIK TASARIMI : ESAT TEKAND

OYUNCULAR : ŞAHİKA TEKAND, CEM BENDER, YAMAN CERİ, GÖKMEN TOKGÖZ, KARİN ATAOĞLU, BANU FOTOCAN, ITIR ARDİTİ, GÖKHAN KÜÇÜK, YİĞİT ÖZŞENER, HAKAN MİLLİ, ULUSHAN ULUSMAN, NÜKHET AKKAYA, AKIN CINBARCI, SAVAŞ MUTLU, SARA ALKAN, AHMET SARICAN, RİDADE SARICAN, CEYDA AŞAR, DERYA TOKGÖZ, ULGAR MANZAKOĞLU, NİLGÜN KURTAR, BAŞAK ARIKAN, MAHİR CURA

Kırmızı kadife perdenin açılmasıyla ortaya çıkan ahşap zeminli çerçeve sahne, geleneksel anlamda sahne konseptini ifade edecek şekilde kesin olarak seyir yerinden ayrılmış bir alandır.

Sahne üzerinde sahne/ oyun alanı/ yaşam katmanlarını eşzamanlı olarak varedebilecek bir düzen gerçekleştirilir.

Sahnede tam arkada , oyunun başlama ve bitiş anlarını, seyrini belirleyecek olan, adeta antik bir koro, hem oyun içindeki hem de yaşamdaki otoriteyi ifade edecek ve gerçekleştirecektir.

Sahne üzerine yerleştirilmiş oyun aletleri ( ki bunlar; üzerinde yürünen bir silindir, üzerinde koşulan bir tekerlek, içinde sekilen bir sek sek alanı,vb. gibi aletlerdir) ile belirlenen oyun alanı ve bunun içindeki küçük oyun alancıkları aynı hiyerarşik varolma alanlarını belirlemektedir.

Bütün bunların önünde ise oyunu sunan, açan ve korodan aldığı emirler doğrultusunda oyun içinde yer alan küçük oyuncukları pratik olarak da yöneten bir sunucu bulunmaktadır.

Oyun, temel devinimi YÜRÜME olan ve yukarıda da belirtildiği gibi çocuk oyunlarını ya da sirk gösterilerini çağrıştıran özel aletlerin üzerinde hareket eden ve bu sırada yaptıkları hakkında bir konuşma yapan oyuncuların, BAŞARMAK ve ÖDÜL ALMAK için yarıştıkları, ödül olarak da sırtlarına takılan gösterişli gergedan boynuzları kazandıkları bir YARIŞMA DÜZENİ içinde gerçekleşir.

Bütünüyle yalnızca perform(icra) edildiğinde varolabilecek olana yönelen, edebi olandan arındırılmış, oyuncu tasarımına dayanan ancak tasarlanan herşeyi gerçekleştirme yetisine sahip olabilecek bir bedensel kapasite gerektiren bir oyunculukla epizodlar oynanır.

Her epizodun oynanışından sonra koro, oyuncuyu YETERLİ ya da YETERSİZ şeklinde yargılar. Bu yargı gerçekten performans anının sonucu olmalıdır. Bu nedenle oyuncu, hem oyuncu, hem de rol kişisi “oyuncu” olarak aynı gerçek riski taşır.

Ayrıca seyirciye oyunun başında dağıtılan bir değerlendirme formu , oyun sonunda seyirci tarafından doldurularak oyundaki oyuncular bu kez salta oyuncu olarak YETERLİ YETERSİZ şeklinde değerlendirilir ve oyunun oynandığı her sezon sonunda her oyuncu bütün sezon içinde aldığı değerlendirme sonucu belirtilerek bir basın ilanında ilan edilir.

Sahnedeki risklerin tümü gerçektir.

Sahnedeki YÜRÜME EYLEMİ önemlidir. Oyuncuların tümü, oyun alanları içinde sürekli yürümekte, ancak hiçbiryere gitmemektedir.

Oyuncular, hiçbir durumda oyun alanı dışına çıkamazlar. Böylece oyunun oynandığı SÜRE içinde SAHNE/OYUN ALANI/YAŞAM üçlemesi gerçek bir eşzamanlılık ve eşanlamlılık kazanır.

Sahne adeta bir simulasyon odasına dönüşür.

Oyun metni başta Ionesco’nun “GERGEDANLAR” adlı oyunu olmak üzere, Meydan Laorusse, Hayvanlar Ansiklopedisi, Thourlby’nin “ Güçlü ve Başarılı Olmanın Yolları”, vb. gibi bazı başka metinlerden alıntılar içerir.

Hazır (ready written) malzemelerin bir tasarım doğrultusunda yanyana getirilmesiyle hiç de edebi olmayan bir performans metni ortaya çıkarılmıştır.

Antik koro, performatif oyunlar, epik sunucu, alıntı metinler gibi unsurların biraraya getirilmesiyle genel teatral eğilimlerin tersine bir üslupsuzlaştırma yoluna gidilmektedir.

Işıklar, ziller, koro emirleri ve bunlara itaat eden oyuncularla, sahne üzerinde, hem gerçek ve anında yapılan oyunlar ortaya çıkarken hem de otorite ve itaat konseptleri, oyunların sonunda başarılı ve başarısız olan oyuncular ve sırtlarına takılan ihtişamlı boynuzlarıyla da başarı, ödül, ceza konseptleri tartışılmaktadır.

Bütün bunlardan da sistem tartışmasına ulaşılmaktadır.